http://www.kolej.org/dergi/sayi79/keyif.shtml
Arjantin Caddesi’ndeki Keyif Shop’un sahibi Oğul Türkkan bakın bizlere neler anlattı…
(...)
Türkiye’de Şarapçılık ne durumda?
Şarabın anavatanı Anadolu ve Mezopotamya’dır. Şarabın efsanesi ise dağlarda asmalar yerlere dökülmüş, keçiler bu asmaları yedikten sonra hoplamaya zıplamaya başlamış. Şeker bekleyince alkole dönüşüyor. Geçkin meyvelerde de az da olsa alkol vardır. Böylece de şarap hikayesi ortaya çıkıyor. (...) Türkiye olarak dünyanın dördüncü büyük bağ alanlarına sahip ülkeyiz. İnanılmaz büyük bir avantajımız var ama Dünya Şarap Literatüründe hiç adı bile sayılmayan ülkelerden biriyiz. Bugüne kadar ülkemizde şarap ithalatının yasak olması, şarapçılığın mevcut yerli üreticilerinin elinde olması Türkiye’de şarapçılığın gelişmesine ve kalitenin artmasına engel oldu. Son dönemde şarap ithalatı serbest bırakılınca yerli üreticiler atağa geçtiler, kalitelerini yükselttiler. Türkiye’de şarapçılık artık yavaş yavaş gelişiyor. Düşük kalite ve yüksek fiyat nedeniyle yıllarca şarap imalatı Türkiye’de çok düşük kaldı. (...)
Bildiğimiz kadarıyla şaraplar ikiye ayrılıyor. Bize bunlardan bahsedebilir misiniz?
Şarapları genel olarak ikiye ayırıyoruz. Yeni Dünya şarapları ve Eski Dünya şarapları. Eski Dünya şaraplarından bazıları Fransa’nın Bordeaux, Burgonya ve Rhone gibi bazı bölgeleri, İtalya’nın Toscana, Piedmont gibi bazı bölgeleri, Almanya’nın, Portekiz ve İspanya’nın bazı bölgeleri Eski Dünya şaraplarının üretildiği, üretimin bölge önceden tanımlanmış alanlarla sınırlı olduğu ve köklü bölgelerdir. (...) Burada şarap seçmek zordur. İsmini telafuz etmeniz de zordur. Bilmeniz gerekir. Bu sınırlı sayıda üretilen şaraplar yıllanmaya uygun ve haliyle pahalıdır.
Yeni Dünya şarapları misyonerler, demir yolları şirketleri, kaşifler vasıtasıyla Yeni Dünya ülkelerine yani Güney Amerika, Kuzey Amerika, Güney Afrika, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelere Eski Dünya ülkelerinden taşınmış ve dikilmiş fidelerden yapılan şaraplardır. Bu şaraplar üretici ve üzümün adı ile anılır. Üretimler çok büyük ölçekte ve eski dünyaya göre geleneksel üretim yöntemleri dışında teknoloji ve yeniliğe açıktır. Haliyle de fiyatlar makul, tüketimi kolay, yıllanmaya çok uygun olmasa da lezzetli ve ulaşılabilirdir. Bir anlamda yeni dünya şarabı popüler hale getirmiştir.
Peki Türkiye hangi kategoriye giriyor?
Türkiye Eski Dünya’ya çok yakın hatta Eski Dünya’dan bile çok eski bir ülke olmamıza rağmen yeni dünyanın trendlerini yakalamaya çalışıyoruz. Çünkü Yeni Dünya şöyle bir akılcılık yaptı. (...) Meşhur Fransız kökenli üzümleri aldı bunları kendi ülkelerine taşıdılar. Bir geçmişi olmadığı için şu bağ ya da bu bağ gibi adlandırmalardan kaçınıp, üzümün adıyla adlandırdı. Böylece Yeni Dünya şaraplarının etiketlerine baktığınız zaman üreticinin adı, üzümün adı ve mahsulün toplandığı yıl vardır. Birkaç temel üzümü telefuzlarıyla öğrendiğiniz zaman restoranlarda ya da raflarda sipariş etmeniz çok kolaydır. Ayrıca Yeni Dünya şarapları, şarabın daha büyük miktarlarda üretilmesini sağladı ve şarabın içeriğini daha basitleştirdi. (...) Kısa bir tanımı var; cüzdanda ucuz, damakta kolay, ağızda telaffuzu kolay.
jeudi 1 février 2007
Inscription à :
Publier les commentaires (Atom)
Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire